kontorsbild_lottorp_ny

Aslı ve bir Kutsal İnek hikayesi ,

Kim ki bu Ayşe Aslı Karaman  ?
Galiba "sen" diyebiliriz bana veya senin aynadaki yansıman.. 1 temmuz 1989 Ankara doğumlu ama sonradan İstanbullu. Eyüboğlu Koleji'nden mezun eski bir voleybolcu. Sonra güzüde ülkemin eğitim sisteminden dolayı voleyboldan erken yaşta emekli. İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu ardından ver elini Londra diyerek University of Westminster MA in Marketing Master'lı. Hali hazırda öğrenmekten hiç usanmadığı için İstanbul Bilgi Üniversitesi Pazarlama Bölümü PhD adayı.. Çok güzel buraya kadar.. Geri alalım arka plana bakalım;
Üniversite iki sırasındaydı hatırlıyorum bir anda 85 kilodan 2 sene içerisinde 43 kg ya düşmüştüm. Aslında ben kendimdeki sorunu biliyordum ya neyse konduramıyordum işte kendime, insanlarada aksini söylüyordum. "Hayır canım ben sağlıklı besleniyordum." Ama aslında düpedüz bir anoreksik ve bulimiktim. Bir kez psikologa gittim ıh ıh olmadı ardından ver elini kitaplar araştırmalar bir şekilde aşardım neden olsa.. Deli gibi spor yapıyordum artık yemek yememek değil aşırı spor yapmaktı olayım. Londra'da da bununla savaştım uzun bir süre ardından döndüğümde iş hayatı çıka geldi. Aile şirketinde çalıştığım sıralarda hayatı sağlam bir şekilde sorgulamaya başladım. "Evet sabah 9 - akşam 18.00 ama hayattan benim beklentim bu mudur? Oturup körelmek mi? Veya sadece maddi boyutu olan işlerde kimseye katkım olmadan tepinmek mi?" İşte orada çalıştığım sırada CrossFit' e başladım. İnanılmaz sevdim, bayıldım, öldüm ve bittim. Squat günleri, butterfly pull- up lar ve olmasın sabahlar. Ama sonra baktım bu böyle olmaz her geçen gün o anoreksik beyin yapısı kendini hatırlatıyor. Protein gramım kaç, Allah'ım düşük karbonhidrat günü yapmam lazım, Paleo'ya geçelim daha iyi, aman televizyonda yumurta sarısı dediler, yahu o adam nasıl yaptı o karın kasını kısa sürede, aa steroid de nedir?, kaç gram vuruyorlar bunu abicim haftada? .. Derken dedim yok çünkü burada da bir sapkınlık mevcut. Hayat gramajlara indirgenemeyecek kadar güzel değil mi? Bu sıralarda beslenme koçluğu yapmaya başladım (evet Londra'dan başlayarak bugüne kadarda bir çok eğitim aldım). Aslında amacım insanlara yardım etmekti çünkü biliyordum ya kilolunun ne hissettiğini, zayıfın ne hissettiğini, sosyal ortamda nelerden korktuğunu, ne gibi yanlışlar yaptığını ama en önemlisi her yeme biçiminin insana özel olduğunu ve genel geçer bir düzen olamayacağını..Bu bana muhtemelen en prestijli şirket içerisinde müdür olarak bile edinemeceğim tecrübeyi kazandırdı ve azda olsa insan sarrafı olma yolunda önümü açtı. Hala halı hazırda bunuda sürdürüyorum. Sonra arada birde Brazilian Jiu- Jitsu macerası var ki en kısa sürede geri döneceğim ona.. ama sonra ne oldu.. Yoga oldu.. Kamuoyuna itirafımdır yapanlarla dalga geçiyordum. Bu ne yahu of çok saçma bir olay bu.. diyordum. Ah onu diyen dillerimi ısırayım.. Yogaya başlamadan tam bir kaç ay önce  ileri anksiyete ve panik atak teşhisinide yedik bir güzel... İşte o anda dedim ki beni ben yapabilecek, kendimi ve etrafımı olduğu gibi kabul etmeme yardımcı olabilecek ve en önemlisi bana birşeyler katabilecek uğraşım olmalı şu hayatımda. işte benimde yoga ile tanışmam bu şekilde oldu. Önce Amerikada katıldığım bir iki ders ile sonrada İstanbul'da katıldıklarım ile ama en önemlisi evde kullandığım yabancı uygulama ile ve okuduğu  bilumum kitap sayesinde kendi kendime öğretmeye başladım. Yoga'dan sonra farz olan artık Hindistan'a gitmekti. Eşimle beraber yaptığımız 26 günlük seyahat bana muhtemelen İstanbul'da 1026 günde katamayacak şeyleri kattı.. Ardından gelsin yoga tatilleri, kampları. Bir kere o Hindistan'ın mistik havasını soluduktan sonra olmadı atladım Yoga başkenti Rishikesh'de bir Ashram'da eğitmenlik eğitimimi almaya gittim. Hatta bu sırada çoğunlukla vegan bazende vejeteryan biri oluverdim.  
Ama peki neden Kutsal İnek? Öncelikle herşeyinden yararlanıldığı için kutsaldır bu hayvan. Veda'larda yaratılışın, dünyanın annesi olarak geçer ve hakkında yazılanlar, arkasındaki anlamlar ve sembolizmalarla beni etkileyen en büyük şeylerden biri olmuştur bu güne kadar. Ama bunun yanı sıra bu tatlı, Hindistan'ın biriciği hayvanımız çok sakin, toleranslı ve sabırlıdır.. Yani aslında kendimizde olmasını istediğimiz ve olsa ne de mutlu olacağımız özellikleri taşımaktadır. Kutsal İnek işte bunların hikayesi; içinizden ve herkes gibi olan biri, mutlulukları ile, üzüntüleri ile, hayal kırıklıkları ile, telaşları ve sorunları ile.. Hayatı ve kendini her anlamda anlamaya çalışan bunu yaparkende gezmekten görmekten, okumaktan, öğrenmekten geri kalmayan ve kendine insanlara karşı hoşgörülü olmayı, sakin kalabilmeyi, mutlu olmayı öğretmeye çalışan birinin naçizane satırları. 

Namaste