kontorsbild_lottorp_ny

Nefes alışın şartı nefes vermektir pranayama, prana, enerji, nefes, nefes egzersizi, nadi,

Herhangi bir hareketi mümkün kılan nedir? Mesala bir göz kırpması, tomurcuklanan çiçek veya bir meteor yağmuru... Seneler önce Himalayaların eteklerinde yaşayan yogiler yaratılıştaki hareketi mümkün kılan şeye "Prana" dediler. Bu kelime enerji veya hayati güç anlamına gelmektedir ama maalesef tam anlamı ile kelime olarak çevirilememiştir. Yogilere göre bütün kozmos "Prana" ile yaşamaktadır yani enerji ile yaşarlar. Kanunlara göre enerji ne yaratılabilir ne de yok edilebilir.   
Nehirler, göller veya denizler...
Trenler, uçaklar veya gemiler...
Sevişmek, sevmek yada üzülmek...
Herşey ama herşey "Prana" 

Bunun yanında birde "chitta" var yani biliniçli olmak.
Prana ve Chitta elele bu hayatta çünkü her canlı hem bilinci hemde enerjiyi aynı anda taşır. Yanlış anlaşılmasın biri varsa diğeride vardır veya diğeri birinin sebebidir değil. İkisi birbirinden ayrı olarak herşeyin doğasını belirleyerek, yaratılışın parçasıdır. Hayat enerjisi ve mental enerji dünyadaki her atomda ve hücrede varlığını gösterir. 
Genellikle batı dünyasında "Prana" nefes olarak çevirilir fakat "Prana" ne nefestir nede oksijendir. Bu aslında herşeyin içinde olan dinamik bir prensiptir.  Herkes Prana ile doğar fakat kalitesi ve miktarı değiştiktir. Hayatın önüne çıkardığı patikada artan veya azalan pozitif düşünceler, sıkıntılar, uç noktalardaki duygular, bedenine şükür ederek veya bedenini sıkıntıya sokarak yaptığın her aktivite veya eylem; Prana'nın seviyesini belirler. Fakat bu enerji nasıl ilerler? Damarda mı? Beyinde mi? Nerede? 
Ayurveda'ya göre bu enerji kanallardan ilerler ve buna da Nadi denir. (Çin öğretilerinde bu kanallar Prana yerine Chi enerjisini taşırlar.) Akmak veya akış olarakta Türkçeye çevirilebilecek Nadi'ler; hem hayat enerjisini hem de mental ve ruhsal enerjiyi taşır. Kulağa çok saçma, belki mantıksız ve hatta absürt geliyor farkındayım fakat bu kanallar görülemiyor. Dr. Hiroshi Motoyama Nadiler hakkında ilk araştırma başlatan doktorlar arasında yer alıyor. Veeeee.. evet veee... Sinir sisteminden ve nadilerin geçtiği söylenen yerlerden yüksek voltajlı elektromanyetik sinyal almış. Bunuda nadilerin varlığına kanıt olarak göstermiş. Bu Nadi ağının sayısının tam miktarı bazı yerlerde 72.000, bazı yerlerde ise 300.000 olarak geçiyor. Yani kısaca "uff say say bitmez" diyebiliriz. 
Fakat bu binlerce nadiden 72 tanesi en en en en en önemlisi sayılıyor. Bunların 10 tanesi de über önemli oluyor. İçlerinden üç taneside mühim ve hayatsal ilan ediliyor. "IDA, PINGALA ve SUSHUMNA". Buralardan maksimum düzeyde enerji geçiyor ve bütün sistemi anında etkileme yetisine sahipler. Hmmm şey gibi bunlar; hah buldum; "yüksek voltajlı kablolar." 
Ida vücudun sol tarafını kaplarken, Pingala ise sağını kaplıyor. Sushumna ise tam ortada yer alıyor. Ortadaki kanalımız biraz daha mistik olan kanal... Yani denilene göre mutlak bilincin ve gerçeğin geçtiği yer. Bu yüzden de aydınlanma veya uyanma dediğimiz yüksek bilginin can bulduğu hat. (Ben hala o evreye gelmedim Sushumna'mı bulduğumda ve onunla tanıştığımda sizleride bilgilendireceğim.)
Pingala solar (güneş) olanı ve mıknatısın pozitif kısmını temsil ederken; Ida lunar (ay) olanı ve mıknatısın negatif kısmını temsil ediyor.
İşte bu İda ve Pingalanın devreye girdiği noktada artık nefesten ve burun deliklerinden bahsedebiliriz. Eğer nefes alışınıza herhangi bir anda dikkat ederseniz bir delikten daha az veya daha çok nefes aldığınızı yada verdiğinizi görebilirsiniz. Eğer soldan alınan nefesin daha akışkan olduğunu düşünüyorsanız bu Ida'nın dominant olduğunu gösterir. Eğer sağdan alınan nefes daha akışkansa buda Pingala'nın o sırada daha aktif olduğunu gösterir. Uykulu olduğunuz anlarda soldan daha fazla nefes aldığınızı veya enerji içeren hareketler yaparken sağdan daha fazla nefes aldığınızı fark edebilirsiniz. Bir deneyin derim.
Beyinin sağ kısmı vücudun sol kısmını kontrol eder, sol kısmı ise sağ kısmını kontrol eder. Sağ taraf durum analizini daha bütüncül yaklaşımla ele alırken; insanın yaratıcı ve artist tarafını besler. Sol kısım ise etrafı ve durumu daha doğrusal ve mantıksal olarak ele alır. Bu yüzden matematiksel ve analitik olarak daha efektiftir.(ben kesin hep sağcıyım)
İşte tamda bunlar yüzünden Yogi abiler ablalar nefes teknikleri geliştirmişler. Nefes ömrü hayatımızda bize en yakın olan şeydir. En kıymetlidir. Cem Karaca'nın Ömrüm şarkasında bahsettiği şey Nefes olsa gerek ve bir insana nefesim diyorsanız bence en önemli şeyinizi ona veriyorsunuz. Ömrüm işte, nefesim. Değerini bilsinler ( bu kadar yogi vari bir yazıda nasıl da romantik olabiliyorum)
Heyecanlandığında, aşırı efor sarfettiğinde veya panik olduğunda hep ne derler "Nefes Al kız Ayşen.", "Ay bir dur yeni geldin. Azcık soluklan.". Yumuşak ve nazik nefes alış insanı sakinleştirir, ayakta tutar ve düşüncelerini netleştirir. Bunları gün içinde hepimiz yaşarız ama hiçbirimiz nefesimize konsantre olmayız. Şimdi şimdi yeni çıkan "Mindfulness" yani farkındalık furyası ile nefes gündeme geldi. Meditasyon yaparken nefese konsantre ol boşuna denmiyor çünkü bizi ana getiren tek şey varİ; oda nefes. Bu anda aldığın nefes seni o anda var olduğuna inandırıyor. Buddhisimde ise zaten buna merkezine dön diyorlar. Bu nefesine dön demek oluyor. İşte Pranayama pratiği budur. Nefes her kişinin en öncelikli farkındalık öğesi olmalıdır. Bunun için ilk adım nefesinizin farkında olmaktır.  Sadece gözünüzü kapatın, söz 5 dakika içinde çok şey kazanır ama bir şey kaybetmezsiniz. Burununuzdan nefes alın yavaşça ve karnınızı şişirmeden. Şimdi bunu gene burununuzdan yavaşça (söylememe gerek yok ama olsun; gene karnınızı şişirmeden lütfen) verin. Bunu 5 dakika yapın ve aklınıza gelen düşünceleri farkettiğinizde tekrardan nefesinize odaklanın. Aaaaa inanmıyorum meditasyon yapıyorsunuz!
Şimdi nefesinize bakın. Onu tanımlayın. Mesala yavaş, hızlı, derin veya sığ...
Sonrada 27 den 0 sayısına kadar sayın. Her sayıda "nefes aldığımın farkındayım 24, nefes verdiğimin farkındayım 23" olarak devam edin.  Herhangi bir noktada düşünceler sizi ele geçirirse (bu çok çok normal) tekrardan 27 ye dönün. Sonra yavaşça gözlerinizi açın. Bu en basit nefes egzersizlerinden bir tanesidir. Herhangi biri ile başlayabilirsiniz. Zaman içerisinde stresde azalma, astım problemi var ise düzelme, ruhsal dinginlik, düşük kan basıncı, bakış açısında değişme ve kilo kaybı görürseniz; bir mailinizi alırım. Hatta üstüne bir kahve eşliğinde detaylarınıda konuşuruz.
( Amerika'da ki ilaç reklamları gibi olacak ama: sancılı regli dönemlerinde, hamilelikte, ateş durumunda, ishal durumunda, ağır kemoterapi tedavisi olunan durumlarda, intihara meyilli durumlarda bu egzersizlerden kaçınınız)
Birde daha da ilerletmek isteyenler için aşağıda muhteşem bir tarif veriyorum.

Nadi shodhana  

Faydaları: Vücuttaki dengesizlikleri çözer. Efendime söyleyeyim, hastalıkları iyileştirir, hormon seviyelerini düzenler, düşünceleri netleştirir (mesala karar veremediğiniz bir durum içerisindeyseniz bunu kullanabilirsiniz.), depresyona ve vertigo hastalığına iyi gelir, konsantrasyonu arttırır, bütün enerji sistemini düzenler, meditasyon için kullanılabilinir.)
Bunu yaparken düşüncelere dalmanız çok normal. Zaten meditasyon düşüncelere beyini kapatmak değil aksine bunların farkına varmaktır. O yüzden gelen düşünceleri görün, anlayın, farkına varın ve bırakın. Ardından nefesinize gene konsantre olun. 

Malzemeler: 
2 adet burun deliği
Nefes alan bir insan 

Uyarılar: bu teknik asla acele ile yapılmamalıdır. Bir işiniz var ise önce onu halledin. Herhangi bir rahatsızlıkta yapmayı bırakın.
Yapılışı: 
Rahat bir oturuşa gelin.
Sağ eli yüzünüzün hizasına yükseltin. 
Elin işaret ve orta parmağını bastırmadan kaşlarınızın arasına koyun.
Baş parmağınızı sağ burun deliğinizin yanına getirin ve yüzük parmağınızıda sol burun deliğinizin yanına getirin. 
Bu parmaklar sağ ve sol deliklerden alınan ve verilen nefesi kontrol etmek için kullanılacaktır. Serçe parmağınız yüzük parmağınızın yanında takılabilir bu sırada. Onda sorun yok. Uzun süreli pratiklerde sağ dirseğinizi sol eliniz ile tutabilirsiniz.
Önce sağ burun deliğinizi baş parmağınız ile kapatın ve sol delikten yavaşça acele etmeden nefes alın ve gene sol delikten nefesi verin( ağızdan değil!). Bunu 5 kere yapın. 
her nefesin farkında olun. 
Ardından 5 nefesten sonra sağ delikten baş parmağınızı kaldırın ve yüzük parmağınız ile sol deliği yavaşça ve nazikçe kapatın.(orta ve işaret parmağı hala kaşların ortasında)
Buradanda nazikçe 5 kere nefes alın ve verin.
Sağ elinizi indirin ve sakince iki delikle birden 5 kere nefes alıp verin (karın şişirmeden, acele etmeden)

Bunu 2 kere sağ ve solda yaptıktan sonra: 
Değişimli nefese geçebiliriz (başlangıç seviyesi ve az da olsa pratiği olanlar için):
1:1 oranı ile ;
Eli gene aynı pozisyona getirerek sağ burun deliğini sağ elin baş parmağı ile kapatın. 
Sol delikten 5 e kadar sayarak nefes alın.
Sonra sağ elin yüzük parmağı ile sol deliği kapatıp, sağ delikten baş parmağı çektikten sonra; sağ burun deliğinden nefesi 5 e kadar sayarak verin. Sağdan nefes alın ve nazikçe gene sağı başparmakla kapatıp soldan nefesi verin. (Bu bir tur) Soldan nefesi gene burun deliğini yüzük parmağı ile kapatarak alın sağdan verin. Sağdan alın soldan verin, soldan alın sağdan verin... her alış ve verişte 5 e kadar sayın. 
Bunu 5 ila 10 tur arasında uygulayabilirsiniz. 

Bon Appétit / Afiyet olsun  

Namaste